Listeye Dön
tanıtım foto

Dünya Büyülü Bir Yer

 

Kitabın ismi: Dünya Büyülü Bir Yer.

Orjinal İsmi: Kit's Wilderness

Yazarı: David Almond.

 

 

O mekan...

 

"Kaybolduğumuzu sanıyorlardı, ama yanılıyorlardı. Öldüğümüzü sanıyorlardı, ama yanılıyorlardı. Sendeleyerek uçsuz bucaksız bir karanlıktan apaydınlık vadiye çıktık.. Alevlerin isinden kararmış, yanık izleriyle kaplanmıştık. Dudaklarımızda kurumuş kan izleri, tenimizde yara ve kesikler vardı. Gözlerimiz sevinçle ışıldarken gülerek birbirimize dokunduk ve hep birlikte aşağıya doğru yürümeye başladık.

Evet, işte buradaydık, kaybolan çocuklar sanki bir sihirle dünyaya geri dönmüştü: Kemik kolyeli, bedeni resimlerle bezeli, kararmış oğlan John Askew; gümüş derili ve gümüş pençeli, tatlı cadı, buz kızı Allie Keenan; sokak köpeği Jaks ve aklımda çok eskilere ait öyküler ve avucumda asırlık çakıl taşlarıyla ben, Kit Watson. Başımızdan geçen onca şeyden sonra böylesine mutluluk içinde yürüyebileceğimiz düşünülebilir miydi? Bazen hiç sonu gelmeyecekmiş gibiydi; sanki hep karanlıkta kalacak, ışığı hiç göremeyecektik. Hepsi bir oyunla başlamıştı, sonbaharda oynadığımız bir oyunla, ilk kez saatlerin geri alındığı gün oynadığımız oyun..."

 

Aslında iki hafta önce dersanedeki Türkçe hocam okuyup yorumlamamız için bu kitabı önermişti. Kitabı ilk dört gün içersinde okuyup bitirdim. Fakat, kitapta anlatılanlarla ilgili hiçbir yorumum yoktu. Sonrasında babamdan kitabı okumasını rica ettim ve onunla istişare yaptık. Sonuçta, ilk değerlendirmemde hiç görmediğim yönlerini ve ayrıntılarında gizli önemli noktalarını fark ettim. Kitabı yeniden okudum ve kavrama imkanı buldum.

 

Bence kitabın tek eksiği betimlemenin neredeyse hiç yapılmaması. Bu da beraberinde olaylar arasına kopukluk getirmiş. Ayrıca büyük ihtimalle çevirmenden kaynaklanan bir sorun daha var: Konuşmalar oldukça soğuk ve duygusuz. Açıkcası kitap öykü gibi. Eğer biraz tasvir katılmış olsa bir roman olacak potansiyele de sahip.

 

Kitap ilk bakışta fark edildiğinden çok daha soyut anlamlar içeriyor. Kitapta birkaç ana kahraman var: Christopher Watson (Kit), John Askew, Allie Keenan (Alison) ve Kit'in dedesi. Aslında kahramanlar soyut kavramları karşılamışlar. Kit düşünceyi, Askew derin düşünceyi, Alison hayatı, Kit'in dedesi ise hayali temsil ediyor.

 

Askew babası yüzünden hayattan nefret etmiş biri. Aslında intihara çok yaklaşmış ama yine de bir umut ışığı buluyor kendine: Kit... Kit'in onu düşmek üzere olduğu derin uçurumdan kurtarmasını bekliyor aslında. Ayrıca Kit'in kendisine çok benzediğini de fark etmiş. İkisi de yaşayan ölüleri görebiliyorlar. Bu da soyutlamanın bir parçası. Alison, Askew'in karanlık biri olduğunun farkında bu yüzden Kit'i uyarıyor. Kit onu dinlemiyor çünkü Alison'ın atladığı bir gerçeğin peşinde; Askew'daki derinliğin...  Fakat sonunda o da uçurumdan düşmenin eşiğine geliyor.

 

Üç kahramanın da soyut dünya ile bağlantıları var. Kit çok güzel hikaye yazıyor, Askew harika resim yapıyor ve Alison çok iyi bir oyuncu. Bu yetenekleri soyut dünya ile aralarındaki köprüler aslında.

 

Kitap ayrıca nasıl hikaye yazılması gerektiği konusunda da yabana atılmayacak bir fikir veriyor: Hikaye öyle yazılmalı ki, karakterler yazarın tekelinden çıkmalı olayın sonucunu yazan bile merak etmeli. İlham beklenmemeli, o kendiliğinden gelmeli...

 

Alison kendinden geçercesine tiyatro yeteneğini sergilerken, Kit ise kahramanının kendisini çekip götürdüğü bir öykü yazıyor. Öykünün resimlemesini ise Askew yapıyor görünüşteki kabalığından beklenmedik bir incelikle. Kit'in yazdığı öyküdeki Lak, Askew aslında. Dedesinin hep bahsettiği İpeksi ise Askew'in geçmişi sanki.

 

Kit'in dedesi hasta bir insan. Artık hayatla bağlantısı kopmuş. Kendine ait bir dünyası var onun. Kit'e bu dünyayı başarabildiği kadar da gösteriyor. Kitabın sonlarında ise Kit'e yapabileceği kadar yardım etmiş olarak hayattan ayrılıyor.

 

Ölüm oyunu ise gerçek bir ölüm deneyimi. Okuldaki öğretmenleri bu kadar korkutan ve Askew'i okuldan atmalarına sebep olan da bu zaten. Askew böylece ölümü yaşamış ve yaşatmış oluyor. Acısını paylaşmak istiyor, onu anlayıp elinden tutucak birini arıyor gerçekte. Anlayan için imdat çığlıkları bunlar. Kit'ten üstü kapalı olarak yardım istiyor ama sonunda hayal kırıklığı yaşıyor ve yardım umudu intikam hırsına dönüşüyor. Sırrını ifşa etmekle suçlaması da bahanesi oluyor. O Kit'e, kendisine yardım edebilecekken başaramadığı için kızgın.

 

 

David Almond

Kitabın sonunda beklenmedik şeyler oluyor. Kit Askew'in güvenini kazanıyor ve onu kasabaya dönmeye ikna ediyor. Askew'in babası hatasını anlıyor ve oğlunun değerini fark ediyor. Alison ise onları terk edilmiş bir madende karanlığın ortasında buluyor ve  ellerinden tutup hayatın aydınlığına götürüyor. Hep beraber kasabaya dönüyorlar.

 

Kit'in dedesi haklı; dünya soyut ile somutun, hayal ile gerçeğin iç içe geçtiği büyülü bir yer. Kitabın asıl anlatmak istediğiyse Kit'in dedesinin sözlerinde saklı gibi: "Yaşamı canlı tutan anılarımız ve düşlerimizdir."

 

Aişe Özaytürk

 

0.093 sn.